10 Ekim 2012 Çarşamba

Ertelemek yada ertelememek

Blog dünyasına yabancı olduğumdan bu camianın kuralları nasıl işliyor bilmem ve ilk postumda kendimi tanıtmak istemedim.Onun yerine şu an bile yapmaktan geri kalamadığım şeyi yazmak isterim.Neden yaptığım hakkında en ufak bir fikrim bile olmadığından bu huydan nasıl kurtulacağımı da bilemiyorum.İtiraf ediyorum!!!I AM IREM AND I AM A DELAY-HOLIC.

Aslına bakarsak 22 yıldır benden istenilen her türlü ev ödevini, sınav çalışmasını, arkadaş buluşmasını, annecanın verdiği " Şu bardağı fırçalayıp makinaya koyuver!, Yatağının altındaki çorabın tekini bul da kirliye at renklileri yıkıycam!, Masanın üstünü bi düzelt akşama bilmemkimler gelicekmiş!" emirlerini itinayla titizlikle erteliyorum.Böylece tüm ödevler sinir stres harbi içinde bitip tüm sınavlar son dakika golu oluyor.Arkadaşlardan "Abi İrem yine geç kalıyomuş ya! Şimdi aradı.Napalım bekleyelim mi? cümlelerini duyar gibi olup misafir gecesi annecanımın "Masada sütyenin ne işi var?Masayı üstündekilerle evsizlere versek bi ev kurarlar bunlarla" serzenişlerine şahitlik ediyorum.

Azar delisi olmayı seven streslere gark olmaktan pek bi memnun olan bir yapım yok çok şükür.Gelgelelim ki ben yapmak zorunda olduğum veya sevdiğim insanların benden istedikleri çaba gerektiren her şeyi son dakikaya erteliyorum hatta son dakikanın son saniyelerine ve saliselerine hatta ve hatta planck zamanına erteliyorum.( Bu link planck zamanı da neymiş diyenlere gelsin.) Şimdi size bu olayı örneklemek isterim :

Yıl bindokuzyüz bilmem kaçlar LGS sınavına da takribi 2 yıl var.Ben tabiki rahatım ohooo daha iki yılım var babacanla annecan beni dershaneye yazdırdılar dershanedeki bağyan ise bana tembihledi "Haftaya sınıf belirleme sınavı var şeker" diye..Bu durumda benim yapmam gereken şey hemen genel tekrar yapıp sınıftaki  hocaaam benimkiiii deki ki ayrı mı yazılıyoduuuuu çığırtmalarını minimuma indirgemek.Peki ben naptım buyrun buradan yakın:

--------------------------------------

Pazar : Annecan ve babacan ile dershaneye kayıt yaptırdım haftaya sınıf belirleme sınavı olacağım söylendi.

Pazartesi : Ecenaz'ın doğum günü okul dönüşü ortak hediye alındı pastalar mideye indirildi.

Salı : Akşam için oturmaya bilmemkimler yakışıklı oğullarıyla birlikte teşrif ettiler.

Çarşamba : Okul dönüşü Caaanım dedecimle bisiklet turu yaptık akşamına da çalışamadım bacaklarım tutulmuş.( Benim beynim sol adeleme yapışık çalıştığından.)

Perşembe : Uff sınava az kaldı ama Sims deki aile için daha çocuk yapacaydık.

Cuma : Annecanın ısrarıyla masaya oturtuldum Güvender konu anlatımlı devasa kitabımın içine İpek Ongun'un romanıdan birini iliştirip sözde ders çalıştım.

Cumartesi sabahı : Hemen kahvaltımı bitirip cümlenin öğeleri konusuna bakmam lazım.

Cumartesi öğleni : Anaaaamm bu filmi ben bi türlü izleyememiştim oleyy yaaa!

Cumartesi akşamı : Özetlere bakmam lazım!!Oha saat kaç olmuş  

Pazar kuşluk vakti : Hızlı hızlı karıştırılan sayfalar eşliğinde midemdeki kelebek uçuşması ve zihnimdeki büyük karmaşa.

Pazar akşamı: 2. sınavda nasıl da sınıf atlıycam bak gibi iddialı cümleler..

-------------------

Erteleme-koliklik (oturduğum yerden uydurduğum yeni kelimemi TDK'nın oylamasına sunarım.)  hastalığıyla yeni yeni yüzleşiyorum.Öyle de bir meret ki bu en büyük semptomları ise tam eyleme geçecekken gelen bir esneme hali bir susama acıkma hali, film izleyesi veya Youtube'dan Serdar Ortaç şarkılarına karaoke yapası gelmesi hali ....

Son olarak eğer yolunuz sayfama düşerse ve ahanda bu kız beni anlatmış derseniz size şimdiden geçmiş olsun dileklerimi iletirim. Fekat bu kız benim eski halime benziyo diyebilen biri olursa, O'na selam eder kırılma noktasını dinlemek isterim.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder