25 Kasım 2012 Pazar

Bana gerizekalı de Kazım

İnsanlar çeşit çeşittir.Kabul...Sen hepimiz tek yumurta ikiziyiz mi sanıyodun len dümbük demeyin lütfen.Amacım insan ırkını bölümlere ayrırıp incelemek değil.Zaten ben de bir antropolog değilim, psikolog hiç değilim.Daha cücüklükten yeni bitmeyken ergen ergen triplere girip ya anneeaa salak Sudecan soyadımla dalga geçiyo Şerbet Şerbet diyo bana yeaaa çok moralmanlarım bozuk diye popişimi yırtarken annecanım bana bir söz söylemişti."Küçük insanlar kişilerle büyük insanlar fikirlerle uğraşırlar"diye.(Tabi annecanım da bir Balzac olabilir ama bir Alex değil. Özliycez seni Alex : ((  )Anlamadım tabi o zaman.İçimden yarın ben de senin o iki örgünden tutup sallayıp sallayıp elektrik direğinin tepesine kuş gibi kondurmazsam diye düşünüp hırslanıyordum. Ergen aklı len ya ne olacağdı.Ve beklediğimiz an geldi ergenlikten çıktık ve akıl pılını pırtını toplayıp yuvaya kesin dönüş yaptı.

Artık İrem de sınavlarda hiç yardımcı olmuyo ya da İrem de çok soğuk cümlelerinin benim üstümdeki etkisi ayağımdaki küçük parmağımın kör tırnağının üstümdeki etkisi kadar gençler.Ben büyüdüm artık sadece fikirler üzerinde tartışmalara, panellere, etkinliklere katılıyorum dersem zırvalamış olurum.Mesela şu an yüzümde kil maskesi var ve ayaklarımı ısıtmak için saç kurutma makinesini fişe takıp ayaklarıma doğru tutuyorum (Kutup ayılarına kocaman bir özür borçluyum.).Ama kuyuya her atılan taşı oradan çıkarma zahmetine girmiyorum bırakalım onu diğer akıllılar yapsın.Ya da fi tarihinde şu bana şöyle demişti şöyle yapmıştı vay efendim o ne hadsiz insanmış püüü Allah da seni... gibisinden serzenişlerde de bulunmuyorum.Beklentim düşük ve toleransım yüksek.

Ha bi de son olarak, kestaneli pastaya ne kadar bayılıyorsam birinin bana öykünmesinden de eş şiddette nefret ederim.Kalan ömrümüz büyük bir dilim hani şu üzerinde en çok kestane barındıran pasta dilimini yalayıp yutmuş gibi tatlı geçsin bi de özgün...

15 Kasım 2012 Perşembe

3 ADIMDA YILBAŞI KUTLAMA REHBERİ

-Yılbaşı bizim bayramımız değil ki
-Daha Aralık'a girmedik kardaş sen hangi takvimi kullanıyosun ki
-Pardon da kırmızı 2 sezon öncesinin rengiydi taam mı taaaattlaaamm
-Ren geyiklerine de bindir bari bizi
cümlelerini söyleyen, önce dilinin ucuna getiren dil ucunda bi tur atırıp iki dudağının arasına sıkıştıran veya da dermiş gibi yapanlar lütfen alt tarafı okumayın beyler.Üst kısım sizlere kâfi.

Adım 1 : Kırmızı Don

O don o popişe geçecek arkadaş.Sanmayın ki marketlerdeki yılbaşı ağacını kolunun altına sıkıştıran  abiler, hindinin yağsızını arayan ablalar uzun kasa kuyruklarında şunu bi kursam, şunu bi pişirsem diye düşünüyolar.Yalamaya başla canım avcunu anca bitirisin! Buyrun bakın bakalım ne düşünüyorlarmış.

-Uff listeye de yazamadık çoluk çocuğun eline düşer diye bak unuttuk işte kırmızı donu yarın süt bitmiş diye çıkayım evden de Migros'tan alıveriyim bari.

-Lan geçen yıl giymedik diye burnum boktan çıkmadıydı. Bu yıl bari alalım da işim gücüm rast gitsin.


-Ay bu yıl kırmızı donumu giyiyim de ÖSS'de şansım açılsın inşallah Yareppim.


-Önce kırmızı donumla gireyim yeni yıla haftaya da Telli Baba'ya gidicem Ayşecan. Merve de öyle tanıştı Kamuran ile.

Ayrıca bıyıklı, tespihli mahalle abileri sözüm sizlere de ve altın günü dönüşü otobüsü soğan kokusuna maruz bıraktıran gün anneanneleri sizler de üstünüze alınabilirsiniz.


Adım 2 : Dışarıdaysan Kop Kop Evdeysen PTT

Şimdi imkanı olan var olmayan var.Sizlere Nişantaşı Sofa Hotel'in çatı katındaki Frankie adlı mekan tercih edilebilir veya Suada'da bol canlı müzikli (2011 de MFÖ vardı mesela) bir geceyle eğlencenin dibine vurabilirler.Pırıl pırıl göz makyajı tek bir gecede abes karşılanmaz(evet bildiniz bu gece o gece).Kıpkırmızı rujlarla sadece geceye değil şampanya bardaklarınıza da imzanızı atabilirsiniz.Ve siz, erkekler, sevdiceğinizle uyumlu giyinin lan.Bayılıyom öyle uyumlu giyinen çiftlere dibim falan düşüyo.(Ya da giyinmeyin öyle uyumlu nazarı falan da var bu işin.Gece bittiğinde doğrudan anneannenize gidin de kurşun döksün size tü tü tü maşşşallah.)  Velev ki evdesiniz, kapayın ışıkları dizin mumları yerlere asın çam ağacınıza noel baba figürünüzü ve yakın gözlüklerinizi de takın.Saatler 00.05' i gösterdiğinde ise Cnbce vasıtasıyla Victoria's Secret keyfine dahil olun.(EFENİM boyu 155 cm in altında ve etine butuna dolgun bayanlar lütfen izlemeden önce 2 seanslık psikolog dozunuzu alıp da gelin sonrasında feci karın ağrıması yapabiliyo walla bende söylemesi). Öncesi ise tabiki demli çaylı aile muhabbeti...

Adım 3 : Mutluluğu Paylaş

Coca Cola ile ticari ve kar amacı güden bi anlaşma yapmadım tabiki. Ama bu sloganı sevmeyen el kaldırsın çoturt diye kırayım o elini.Saatler 12 yi gösterdiğinde sevgilisine, anasına, babasına, Malatya'daki abisine, eski mahalledeki komşularına ve telefonunu rehbere sırf sınav notu istemek için kaydettiğiniz arkadaşlarınıza nefis temennilerle dolu konuşmalar yapın.Mutluluktan gebericek gibi olduğunuzu fark edince de anlayın ki doğru yoldasınız.Mesaj atmayın be insanoğlu hele hele seneye görüşürüz, borç verirsen seneye öderim tarzı geyiklerden bir günah gibi sakının piliiz.



6 Kasım 2012 Salı

"İşte öyle bişi" oldu bu yazı da!

Bur aralar ben : 

-Dil ve beyin arasındaki koordinasyonda ciddi kopukluk yaşıyorum.Mesela restauranttaki garsona : Her şey çok lezzetliydi.Yumurtalar da yök kumurtasıydı galiba diyebilitem var.Ya da gezi dönüşü hocaya çok güzel bi geziydi teşekkürler yerine çok güzel bi güzeldi gibi cümleler kurabiliyorum.

-Uzun bir aradan sonra ilk kez inandığım bi hedefim var.Paylaşmak istemiyorum henüz ama bayadır ilk kez bu kadar heyecanlı hissediyorum kendimi.Önünü görebilmek ne hoş bi duyguymuş.Sonunda belirsizlikler silsilesi adlı gemi limana yanaştı.Go georgeos go!(self motivation tavanlarda)

-"Evrenden torpilim var"'ı tekrar tekrar okuyup altını fosforlu highlighter kalemcağızımla çiziktiriyorum.

-Okulu aksatmamak için ekstra bir çaba sarf ediyorum.

-Sabah kalktığımda belim ölesiye ağrımasın diye uyku pozisyonumu (en azından uyuyana kadar) yüzü koyundan sırtüstüne terfi ettirdim.

-1-2 kişiyi çok seviyorum.Haftada bir kez görmek yetmiyor hep onlarla konuşmak, dertleşmek, vs. vs. istiyorum.(Şu vs leri yazarken dahi aklıma Victorias Secret donları geliyosa anladım ki ben iflah olmam.Pis shopaholic seni...)

-Eskiden imrendiğim çoğu şeyin şimdi hiç bir değeri kalmadığını görünce hayrete düşüyorum.(What a rapidly driven taste shift?)

-Annecan ile sohbet ederken resmen zevkten dört beş köşe oluyorum.Ya sen bana ne çeşit bi hediyesin?Şuraya da tıklayıver pls.

-Ali Ağaoğlu ile Banu Alkan'ı baş göz edesim geliyor.(bkz. Yaptık! Olacak! VS. Ben hala Türkiye'nin en güzel kadınıyım.)

-Müzik dinlerken müziğe bir güzel dış sesimle eşlik ediyorum.(Barmen bu kız ne içtiyse aynısından bana getir etkisi yapmaması için bunu açık hava yürüyüşlerimde tenha yerlerde yapıyorum.)

-Murphy yasaları işleyişini test etmek için markete resmen Hello Kitty'li pijamamla gidiyorum ama hala mahallenin filinta abileri  ya da lisenin It-Boy'ları ile karşılaşamadım.(Ulan Murphy yasa da olsan bendeki inandırıcılığın Noel Baba'ya olan inancımla eşdeğer bebeğim. Sorry about it.)

-Bi dinginlik geldi üstüme.bi huzur ve sakinlik. Dingillik değil be ablacım dinginlik.